(Source: glitternose, via sulfur)
(Source: bthequinn)
hala “o” kitabi yazamadin. ama artik “o yazar” gibi de olmak istemiyorsun.
buyuyorsun cocugum. ama sakinlesmiyorsun.
eger bir an olur da sakinlesip durursan, olecegine inanan bir atsin. bikmadan kosuyorsun.
madem icinde hep o atla yasayacaksin,
o halde durma tamam, hep kos.
ama kacma.

Değer kıymet bilmek, emeğin sevginin ne demek olduğunu bilmek, paylaşmanın önemini bilmek, karşındaki insanı olduğu gibi herşeyiyle gerçekten içten sevmek, sanırım kısacası -yine aynı yere geleceğim ama- ‘gerçek sevgi'nin ne denli önemli, zor bulunan, nimet gibi bişey olduğunu anlamam zaman aldı.
Ben sandım ki bunlar zaten herkeste var.
Ne geldiyse başıma çocuk şaşkınlığıyla, Allah Allah ya? Nasıl ya? Nasıl olur yaa? Nedenki? Ama ben zannettim ki? Ama şöyle değil mi,böyle olması gerekmiyor mu?
Vb. gibi cevapları aynı ve genelde acıtan soruları sormaktan başka bi bok yapmıyordum. İnanamıyorsun çünkü, inanmak istemiyorsun. Kalbini, içindekileri kirletmek bozmak istemiyorsun, tertemiz sapasağlam duruyorlardı iyi bakmışsın ruhuna, iyi korumuşsun, çok değerli antika bi vazo gibi, paramparça olmasın istiyorsun. Ama eninde sonunda oluyor, olacak. Olmayan yok. Herkesin bi yerde kırılıp parçalara ayrılmış işte içindeki güzellikler, bi zaman…Herkes orada başkalaşıyor. Herkesin parçaları nasıl toplayıp, nasıl birleştirdiği önemli oluyor o zaman. Seni sen yapan nasıl koruduğun değil, nasıl toparladığın nasıl iyileştirdiğin yaralarını. Herkes başka, herkesin yöntemi, kullandığı yapıştırıcı, yarabandı başka.Tek övündüğüm şey marifetmiş gibi, iyi gelmişsin bu yaşa kadar demek, 33 iyi yaş, bayaa iyi…
Şükrettiğim şeylerden biri de bu. Kırık dökük ama eski yani ilk haline yakın,
eskisi gibi olmuyor dedikleri de şu demekmiş; birdaha güvenmek birdaha sevmek bu dünyadaki en zor en uzak şeyler artık. Bu iki parça eğreti duruyor, onlar haricinde hepsi yerli yerinde, hiç kırılmamış gibi, ince ince çalıştım özene bezene tek tek yerleştiyorum, biraz daha zamanı var.
Ama işte yine de eskisi gibi olmazmış.Gud nayt.